DİL BİLGİSİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DİL BİLGİSİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2012 Salı

ZAMAN BİLDİREN KELİMELER, KULLANIMLARI, ÖZELLİKLERİ (TİME WORDS)


Time                              Zaman

O’clock                          saat

Past                               geçiyor

To                                  var

Half                                yarım, buçuk

Quarter                         çeyrek

Minute                           dakika


O’clock kelimesi vakit bildirirken söylenen –saat üç, saat beş – gibi sözlerdeki saat anlamındadır.

“…ye, …ya” ve “….mek, ….mak” anlamlarında olduğunu bildiğimiz to ön takısı vakit bildirmede kullanılınca “üçe beş var, altıya yirmi var” cümlelerindeki var anlamını verir.

What time is it?                           Saat kaç?

It’s ten o’clock.                            Saat ondur.

It’s seven o’clock.                       Saat yedidir.

It’s twenty to one.                        Bir yirmi var.

It’s five to eleven                         On bire beş var.

Dikkat: Türkçe de önce saat sonra dakika söylenirken, İngilizce de önce dakika sonra saat söylenir.


Quarter kelimesi kullanılınca başına bir a eklenir.

It’s  a quarter to six.                    Altıya çeyrek var.

It’s a quarter to nine.                  Dokuza çeyrek var.



Türkçedeki –geçiyor- kelimesinin yerine İngilizce de past kelimesi kullanılır.

It’s twenty past twelve.               On ikiyi yirmi geçiyor.

It’s five past one.                        Biri beş geçiyor.

Dikkat: Türkçe de önce saat sonra dakika söylenirken, İngilizce de önce dakika sonra saat söylenir.


-çeyrek geçiyor- ları söylemek için a quarter kelime grubu kullanılır.

It’s a quarter past three.            Üçü çeyrek geçiyor.

It’s quarter past eleven.            On biri çeyrek geçiyor.


Buçukları anlatmak için half past kullanılır.

It’s half past four.                        Dört buçuk.

It’s half past eight.                      Sekiz buçuk.


-geçiyor- ve –var- larda dakika 5-10-15-20-25’ten birisi değil de 3-7-9-14 gibi beşle bölünemeyen bir sayı ise –dakika(lar)- anlamında minutes eklenir.

It’s four minutes past two.        İkiyi ondört dakika geçiyor.

It’s six minutes to eight.            Sekize altı dakika var.


bilgitakim

13 Şubat 2012 Pazartesi

ON (İNGİLİZCE KALIP KELİMELER) (İNGİLİZCE İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR, ENGLISH GRAMMAR, GRAMER, DİL BİLGİSİ)


1. Genel olarak, "üzerinde", "üstünde" anlamına gelir, ama söz konusu şey, altındaki zemine değmektedir.

My books are on the table. (Kitaplarım masadadır/üstündedir.)
The picture is on the vvall. (Resim duvardadır.)
The car is on the bridge. (Otomobil köprüdedir/üstündedir.)
Taşıtlar söz konusu olunca, içinde yürüyebileceğimiz büyüklükte taşıtlar için ON kullanılır.
on the bus, on the plane, on the ship, on the train
Otomobil için IN kullanılır.
in the car, in the taxi, in a Renault
Bisiklet, motorsiklet ve at vb. hayvanlara biniş durumu için ON kullanılır.
on a bicycle, on a motorcycle, on horseback, on a donkey
2. “Sağda, solda" ifadeleri için ON kullanılır.
The library is on the right. (Kütüphane sağdadır.)
The bank is on the Ieft. (Banka soldadır.)
3. Günlerden söz ederken ON kullanılır.
The exam is on Monday. (Sınav Pazartesi günüdür.)
On the 30th of August. (Ağustos'un otuzunda...)
On a weekday. (Hafta içi bir gün.)
4. "Telefonda, radyoda, televizyonda" ifadeleri için ON kullanılır.
My father is on the telephone. (Babam telefonda)
There is a good film on television. (Televizyonda iyi bir film var.)
The program is on the radio. (Program radyodadır.)
5. -ing ekiyle isim olan fiiller ile kullanıldığında bir bağlaç görevi yapar.
On receiving your letter, A sat down to ansvver it. (Mektubunu alır almaz, cevap yazmaya oturdum.)

http://bilgilersayar.blogspot.com/